Tunç Müstecaplıoğlu GirişYeni Üyelik
BU NE BİÇİM HASH BÖYLE ?
Tarih: 26.12.2006 - Yazar: Tunç Müstecaplıoğlu


Ayşegül-Sindirfella ile birlikte Hash’le ilk tanışmamızda da kadın parmakları vardı.
O zamanki hanımlar da şimdiki gibi kedi postu içindeler miydi tam hatırlayamıyorum.
Hey gidi günler hey.
Indi’ye babası henüz teyp bile almamıştı o yıllarda.
Öyle modern cihazlarla müzik de yapılamıyordu.
Mesela down down’da Kalamış’lı “strange voice”-Münir Nurettin’in sesiyle rakı içilirdi.
Çok sonraları Tekel biraları geldi ormana.
“Ugly but sweet”-Safiye bir seferinde o güzel sesiyle Mezopotamya’yı inletmişti.
Kuzu o zamanlar da mütecaviz bir veletti.
Anneannesi yaşındaki zarif, torik etli “soap blond”-Hamiyet’e sık sık pandik atması, o dönemin mutaassıp Hasher’larının sabrını taşırmıştı.
Soba borusuna sarılarak dans etme modasını ilk kez “la belle danseuse”-Aysel Tanju icat etmişti.
“No name” kadar kıvırtamasa da, Aysel abla da fena değildi.
“The most real turkish”-Behçet ve “big tits”-Arzu saymadım kaç kez koşuda seks yüzünden ceza yemişlerdi.
Öyle sevgilisinin elini tuttu diye tırı vırıdan suçlamalar yoktu o yıllarda.
Bakmayın şimdi bel ağrıları çeken Behçet abinin 2007 model haline.
O yıllarda fırsatını bulduğu anda ekinlerin üzerinde götürürdü Arzu’yu, Mine’yi falan.
“Abi yapma keçiler görecek, bak sonra ceza yiyeceksin” desek de hiç dinlemezdi.
Doc’dan iyi olmasın, o yıllarda da GM bir hekimdi.
“Brain salad-Gazi” kafayı iyi keser biçer, fakat circle’da biraz zayıf kalırdı.
Behçet abiyi cezalandırmak ister, fakat her seferinde Behçet abi onun kıçını açıp iki kalıp buzun üstüne oturdurdu.
Sonra üşütüp Zürih’e yerleşti, hala orada ara sıra Hash’e katıldığı rivayet edilir.
“the always widow-Suzan avcı bir kadındı.
Şimdi olduğu gibi, tanış olunmayan bekarlardan o yıllarda da pek hazedilmezdi.
“Aman bu kadın kocalarımızı ayartır” diye çekinirdi o yılların lady’leri kendisinden nedense.
Oysa kadın mazbut bir hanımefendiydi.
Katıldığı yetmiş beş hash’de götürdüğü abi-amca sayısı, altı elin parmaklarını bile geçmemiştir.
Yaş sınırlaması da yoktu Suzan ablanın.
Kuzu’dan (o zamanlarki nick’i lamb the psycho idi ) Istanbul mızıkacısı-CRR’ye kadar geniş bir yelpazesi vardı.
352. koşunun ardından soba borusuna erişemeyip dışarıda titrerken, bunlar geçiverdi gözümün önünden nedense.
Taşlı, susuz dere yataklarında yürüyüp, bitemeyen döner kuyruğunun ardından elim boş olarak dönüp, sobaya da yanaşamayınca, bir hüzün kaplamıştı belki de içimi.
Günümüze dönecek olursak, bir feci Lady’s Hash’i daha idrak edip atlatmış olduk.
The tombik cats, pelüş giysiler alıp atonal danslarla işi çözebileceklerini sanmışlar ama ıııhh.
Dans ederken kuyrukları birbirine deyiyordu.
Belli ki; resim, tost yapıp, pasta satacağız diye uğraşırken çalışmamışlar.
Hem ilk biradan sonra bıyıkları da aktı.
Toprağı bol olsun, “the mysterious artist-Cahide” olaydı da bir Lady’s Hash yaşataydı bize.
Yapacak bir şey yok, olanlarla idare edeceğiz.
Pek saygıdeğer GM’im, hesap numaramı zat-ı alinize mi bildirecektim?

Tunç Müstecaplıoğlu nam-ı nick’i Cookie..
26.12.2006

 


Henüz yorum yapılmamış...

• Copyright 2008