Sunexpress’in efsanevi eski yöneticilerinden değerli dostum Mustafa Minareci, geçtiğimiz günlerde bana bir ev ödevi verdi.
“Madem 1984’de Antalya’ya 40 yıl sonra gelecek turist sayısını hiç tahmin edemedin, bil bakalım bu tarihten kırk yıl sonra Antalya turizmi hangi rakamlara ulaşır?” diye sordu.
Antalya deyince aklıma gelen en önemli isimlerden biri de Hüseyin beydir.
Kendisi, deneyimlerini ve Antalya’nın gelişimini sadece yakınlarıyla paylaşmakla kalmamış.
Hüseyin Çimrin (1946), aynı zamanda bunları 18 kitapta belgelemiş olan önemli bir turizm düşünürü.
Kızım Su ile 11 yıl önce başladığımız bir baba-kız geleneğimiz var. Her yıl baş başa tatile çıkıyoruz. Bu kez sırada Artvin vardı..
Demişlerdi, ama Fidel’e yetişemedik.
Küba’nın kahramanı Fidel Castro’nun (1926-2016) vefatından ancak dokuz sene sonra görebildik bu özel ülkeyi.
Eşimle ikimiz, 2012-2015 yılları arasında yaşadığımız Mısır’ı bir hayli özlemişiz.
O nedenle de Haziran ayında, bir haftalık tatilimizi Hurgada’da değerlendirmeye karar verdik.
Kızım Su ile bir süredir her yıl, baba-kız başbaşa, ikimizin de daha önce görmediği bir ülkede tatil yapıyoruz.
Covid döneminde bu gezilere mecburen ara vermiştik.
Pandemi sonrası kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Seni ilk kez 1970’li yıllarda Ankara Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu’nda Bulgaristan milli takımına karşı izlemiştim. Takımın en genci olmana rağmen smaçlarınla tüm seyircileri büyülemiştin.
Seni ilk kez 1970’li yıllarda Ankara Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu’nda Bulgaristan milli takımına karşı izlemiştim. Takımın en genci olmana rağmen smaçlarınla tüm seyircileri büyülemiştin.
Gezmeyi çok seviyorum.
Zaten kim sevmez ki?
Bugüne kadar 55 ülke gezdim.
Yeryüzünde yer alan 200 kadar ülkenin hepsini görme şansım olamayacaksa da, en azından yarısını gezmeye talibim.