Antalya deyince aklıma gelen en önemli isimlerden biri de Hüseyin beydir.
Kendisi, deneyimlerini ve Antalya’nın gelişimini sadece yakınlarıyla paylaşmakla kalmamış.
Hüseyin Çimrin (1946), aynı zamanda bunları 18 kitapta belgelemiş olan önemli bir turizm düşünürü.
Mehmet Tunç Müstecaplıoğlu, 25 yılı Antalya’da olmak üzere 35 yılı aşkın süredir turizm sektöründe acente yöneticiliğinden otel yöneticiliğine kadar sektörün her dalında çalışan bir profesyonel.
Sizlere, Turizm ve Çelebi’nin Antalya’daki yolculuğunu anlatmadan önce, kısaca Anadolu ve Antalya tarihinin kilometre taşlarından söz etmek isterim.
Bizim şu acayip heykel alerjimiz nereden gelir bir bileniniz var mı?
Yoksa, bu işin kökeni heykeli putla karıştırmaya kadar gider mi acaba?
Ama öyle sosyal sırıtmaları sormuyorum.
Hani şu, formal, mesafeli, “ya öyle mi” ile biten maskeli gülücükleri de kastetmiyorum.
Ne sıklıkta doyasıya gülebiliyorsunuz? Kahkaha atarak, gözünüzden yaş gelene kadar.
Bergama kralı 2. Attalos, İ.Ö. 150 yılında güçlü donanmasının barınması için bu güzel şehri kurmuş.
Şehrin adını da kendi isminden esinlenerek Attalaia koymuş.
O zamanlarda ve ondan da eski Pamfilya döneminde şehri görmeye gelenleri turistten sayamayacağımız için, biraz daha yakın tarihimize bakmamız gerekecek.
Bu kış umduğumdan daha renkli geçiyor Antalya’da. GM dergisini çıkaran \nÖzlem-Selçuk Meral çifti, 14 aylık bir bebeği, Kemer’de bir oteli, sanki\n stand by konumuna almışlar, düzenledikleri seminerlerle turizmcilerin \nbireysel gelişimlerine katkıda bulunmaya çalışıyorlar. Hiperaktif proje \nüreticisi bu genç karı-koca, gün geçmiyor ki yeni bir etkinlikle \nkarşımıza çıkmasınlar.
Bu yıl Belek’de de otel işletmeye başlayınca buradaki yaşamı yakından tanıma fırsatım doğdu. Dışarıdan hayli parlak gibi görünen, Türk turizminin bu en gözde beldesi, haklı ününü bir çok ögeye borçlu.