Tunç Müstecaplıoğlu
  • ANA SAYFA
  • TUNÇ M.
  • YAZILARI
  • KİTAPLARI
  • FOTOĞRAF ALBÜMÜ
  • VİDEOLAR
  • İLETİŞİM
  • ANA SAYFA
  • TUNÇ M.
  • YAZILARI
    • HOŞGELDİN VİRÜSSÜZ COVİD DÖNEMİ
    • 2026 Sprint Triatlon Yarışı
    • N’olacak şimdi bu turizmin hâli
    • PADEL TENİSİ SOLLAYACAK
    • IN THE YEAR 2065
    • ANTALYA TURİZMİ VE HÜSEYİN ÇİMRİN
    • BEN OLMASAM BUNLAR NE YAPARLAR ACABA
    • Artvin Bir Yana Karadeniz Bir Yana
    • Ah İstanbul İstanbul
    • BİZ SANA DOYAMADIK BE DÜNYA…
    • Çok erken gittin be Fehmi
    • Güneşime gölge etme...
    • Küba Mutlaka Castro Ölmeden Görülmeli
    • Misafirlerimize Kendilerini Nasıl Daha Özel Hissettirebiliriz?
    • Mısır'ı nasıl da özlemişim
    • Neden Antalya’ya geliyorlar?
    • PİLAV ÜSTÜ TURİZM GÜNDEMİ
    • Savaşsak Mı Yoksa Savaşmasak Mı
    • SİZE BİRAZ RUANDA’YI ANLATAYIM MI?
    • Söyleşi & İmza Gününden...
    • Söyleşi & İmza Günü
    • TÜRKİYE’DEKİ DENEYİMİNİ YURTDIŞINA TAŞIDI
    • Bana Otelini Göster Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim
    • BİR KİTAP DAHA YUMURTLADIM…
    • BİZ SANA DOYAMADIK BE DÜNYA…
    • DEVELERİ BİR EVCİL HAYVAN GİBİ SEVECEĞİM HİÇ AKLIMA GELMEZDİ
    • FİLLER DİYARI BOTSVANA
    • PİLAV ÜSTÜ TURİZM GÜNDEMİ
    • SİZE BİRAZ RUANDA’YI ANLATAYIM MI?
    • HASTANE Mİ İŞLETİYORUZ YOKSA BİR OTEL Mİ?
    • AMERİKA'YI NASIL BİLİRSİNİZ?
    • MASKELİ BALO
    • BANA SADRAZAMINI SÖYLE..
    • OSMANLININ KARANLIK YÜZÜ
    • DUBAİ DUBAİ DİYORLAR DA..
    • JOSEF FRITZL'I TANIR MISINIZ?
    • NASIL ÖLMEK İSTERDİNİZ
    • UMMAN DA CORONA'DAN ETKİLENDİ
    • ORASCOM HOTELS-UMMAN, LİBERTY HOTELS LYKİA EL ELE
    • NEPAL, NE DE GÖRKEMLİ BİR ÜLKEYMİŞSİN SEN BÖYLE..
    • AUSCHWİTZ-BİRKENAU TOPLAMA KAMPLARI
    • BOĞAZDA YÜZMEK
    • GM RÖPORTAJ 07.2019
    • BANA EĞLENCE PROGRAMINI SÖYLE SANA..
    • TÜRKİYE NASIL DAHA İYİ TANITILIR
    • BİR KASIRGA GEÇTİ ÜSTÜMÜZDEN
    • DAHA NELER GELECEK BAŞIMIZA BAKALIM
    • MADAGASKAR'I TANIR MISINIZ?
    • KİBAR İNSANLAR DİYARI JAPONYA
    • OKTOBERFEST KADAR PAMUK DÜSSÜN KAFANIZA
    • BU DETOKS DA NE YA?
    • BİR MODALI ÖLDÜ DİYELER
    • ÜSTÜME GELMEYİN DİYETTEYİM..
    • TURİZM YAŞAMIN TA KENDİSİDİR
    • TENİS ANA KARNINDA ÖĞRENİLEBİLİR Mİ?
    • ANTALYA'DA TURİZMİN VE ÇELEBİ'NİN GELİŞİMİ
    • TENİS ÜZERİNE AFORİZMALAR
    • BİR ACAYİP BAYRAM BU BAYRAM
    • MODA YOLUNDA
    • BEN NE Mİ ANLADIM ŞİMDİ ŞU NEWYORK’TAN
    • PLAJDA TENİS Mİ?
    • İSTANBUL’DA TENİS OYNAMAK MI DEDİNİZ
    • YIKIN HEYKELLERİMİ..
    • BABAMDAN NELER ÖĞRENDİM..
    • SPOR SALONUNA GİDER MİSİNİZ
    • INCREDIBLE INDIA
    • NEE KAMBOÇYA’DA MISIN, ORASI DA NEREDEYDİ?
    • OLSAK OLSAK DA, NASIL BİR TAKIM OLSAK..
    • BEN NELERE GÜLERİM BİLİYOR MUSUNUZ?
    • GÖZYAŞLARI VE YAĞMUR..
    • SEVGİLİ K. ATATÜRK
    • VEDA MI DEDİNİZ?
    • SAVAŞ MANÇO İLE ÜÇ GÜN
    • VOLEYBOLDA BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
    • TENİSÇİNİN TENİSÇİDEN BAŞKA DOSTU YOKTUR...
    • DON JUAN MISINIZ YOKSA KAZANOVA MI?
    • NASIL BİR DUYGUDUR BABA OLMAK ?
    • TENİSTE BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ ?
    • UFUK PARLAKDAĞ DA GÖZALTINA ALINDI..
    • BURSA SADECE ULUDAĞ DEMEK DEĞİLDİR..
    • PHOENIX ARTIK HAVALANMAYA HAZIR..
    • ANTALYA’DA TENİS VE ATİK..
    • SEN ADAM OLMAZSIN BE ULUDAĞ..
    • DOKTOR DOKTOR BAKSANA..
    • AZİZİM VALENTİN’İM..
    • NASIL DİNLENİR ŞU KLASİK MÜZİK..
    • BİTTİN SEN ARTIK CAN DÜNDAR..
    • PORTAKALI SOYDUM PİYANOMA KOYDUM..
    • ÇARŞAMBAYI PAZAR ALDI..
    • BODRUM BODRUM..
    • ANNE, BU ZIPLAYAN SARI ŞEY DE NE?
    • DANS EDER MİSİNİZ ?
    • ŞU SOKAKLARI BİKİNİLİ KIZLARLA DONATMALI MI DONATMAMALI MI..
    • ANTALYA’NIN DA BİR HYDE PARK’I VAR..
    • NURTOPU GİBİ BİR ASPENDOS’UMUZ DAHA OLDU..
    • GÜLÜMSER MİSİNİZ ?..
    • YAR BİZE DE BİR OLİMPİYAT..
    • PEHLİVAN PEHLİVAN..
    • BÜTÜN KONSERLERİNİ GEZDİM ANTALYA’NIN
    • KÖPÜK PARTİSİ'NDE İNSAN DA MI ÖLÜRMÜŞ..
    • MAMMA MIA GELDİ HOŞGELDİ..
    • AURA’YA GÜLŞEN GELDİ DEDİLER..
    • TARLADA SU KAYAĞI OLUR MU ?
    • HAYDİ BİRAZ DAHA FUTBOL..
    • CAN DÜNDAR MİLLİ TAKIM TEKNİK DİREKTÖRÜ OLSUN..
    • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK..
    • ELİSABETH HURLEY'İ NEDEN REDDETTİM..
    • SEN NEYMİŞSİN BE KUDÜS...
    • SİZE İLHAN ABİ DİYEBİLİR MİYİM?
    • AYSEL GÜREL
    • NEREDEN NEREYE..
    • NEREYE GİTTİN BE KEMAL..
    • KONSTANTİNİYYE’DE MAHKEMEYE ÇIKTIM..
    • MAHMUTLARI GÖRMEDEN ÖLMEMELİ
    • KESTANEYİ ÇİZDİRMEYE AZ KALDI..
    • SANTİAGO-DİNK
    • BEYOĞLU’NDA GEZERİM ÇEVREMİ DE SÜZERİM..
    • SADDAM'IN İDAMININ HATIRLATTIKLARI..
    • MAGANDAM MISIN BENİM ?
    • TURİZMCİ SANATTAN NE KADAR ANLAR ?
    • TAYLAND’I GÖRMEK LAZIMMIŞ..
    • BİZ RUSLARI NİYE SEVDİK
    • BÖYLE BİR COĞRAFYADA UZUN VADELİ TURİZM OLUR MU ?
    • ENİŞTEM BENİ NİYE ÖPTÜ ?
    • NERDESİN IRIS ?
    • ANTALYA’YA CEYLAN İNDİ..
    • MAGRİPLİ ASLINDA FASLI DEMEKTİR..
    • AVUSTURYA SİHİR VE FLÜT DEMEKTİR..
    • GEEEL, TAZE TATİL BİLGİLERİ BUNLAR..
    • DÜŞTÜK YOLLARA MEMLEKETİ TANITIYORUZ..
    • MERHABA ARIKAN BEY..
    • VAY BE 15 YIL MI GEÇMİŞ ?
    • AVRASYA AVRASYA BİZİ ŞAŞIRTMA..
    • LA SUISSE 12 POINTS..
    • TURİZM ZİRVE YAPTI..
    • DIŞIMIZDAKİ İRLANDALILAR..
    • SİZE BİRAZ NORVEÇ’İ ANLATAYIM MI ?
    • SİZCE ALANYA MI ŞANSSIZ, YOKSA YÖNETİCİLERİ Mİ BECERİKSİZ ?..
    • KAN VE TURİZM..
    • TENİS'İN MEKKE'Sİ WIMBLEDON..
    • HAYDİ ARTIK SAHNEYE..
    • KUDÜS YOLCULARIYLA BİR KAÇ GÜN..
    • RUS GELİNCE AŞKA, RUSUN AŞKI BAŞKA..
    • HİSSELİ TURİZM KUMPANYASI..
    • VENİ VİDİ DOLOMİTİ..
    • BİZİ NİYE İSTEMİYON EVROPA ?
    • ANTALYA’DA KIŞ NASIL GEÇER ?..
    • ORDAN TURİST GÖNDER, KALİTELİSİNDEN OLSUN..
    • VAR MI OTELİNİZİN BİR TEMASI ?
    • HAYDİ MAYORKA’YA BİR-İKİ, KALKIYOOR..
    • PATRONLARI KİM EĞİTECEK?
    • BELEK’DE TURİZM DAHA MI İYİ YAPILIYOR ?
    • TANITIM SAVAŞLARI
    • YATSI EZANI ÜSTÜ VİYOLONSEL
    • İSTANBUL WONDERFUL...
    • HOROZUN KAÇTI TUNÇ...
    • TUİ NİYE ANTALYA'YA ÇIKARMA YAPTI ?
    • SİZ HİÇ KİRİL ALFABESİ GÖRDÜNÜZMÜ?
    • BERLİN HALA TURİZMİN BORSASI MI?
    • SHARM EL SHEIKH’İ BİR DE DALAMAYANDAN DİNLER MİSİNİZ ?
    • MISIR’I NASIL BİLİRSİNİZ ?
    • HER ŞEY YİNE GÜZEL OLACAK...
    • NERDEN BAŞLASAM...
    • BANA BİR MASAL ANLATSANA..
    • GİRİT’E HOŞGELDİNİZ
    • BİZ ASLINDA KİMLERDENİZ ?
    • SİZCE ALANYA İYİ TANITILIYOR MU?
    • YABANINDAN DOMUZ SAR USTA...!
    • MEMLEKETTEN İNSAN DİYALOGLARI
    • SAYMADIM KAÇ BAKAN OLDU
    • ORDU LİGHT
    • ALACAKARANLIK KUŞAĞI
    • ALANYA NASIL KURTULUR
    • FUARA KİM, NİYE GİDER?
    • FUARINIZI NASIL ALIRDINIZ ?
    • FLYING DUTCHMAN YİNE GELİYOR
    • EY TELEVİZYON!... ARTIK SANA TESLİMİZ
    • ENDÜLÜS’DE RAKS
    • TURİZMDE ŞİMDİLİK HERŞEY YOLUNDA!..
    • RUSLAR HARİKALAR DİYARINDA..
    • ALAİYE’Yİ DAĞ BİSİKLETLERİ FETHETTİ...
    • BENİ DE TÜRK DOKTORLARINA EMANET EDİN...
    • TO WILLIAM OR NOT TO SHAKESPEARE
    • PAZAR SABAHLARI NASIL UYANMAK İSTERSİNİZ ?
    • ŞU GEMİDE AH BEN DE OLSAYDIM..
    • BEN HALA KORKUYORUM
    • ÇİN’DEN BİLE TURİST GETİRİRİZ EVELALLAH!..
    • DOBRA PAJALOVAT...
    • NE MUTLU TURİSTİM VAR DİYENE..
    • UYANIN VE KENDİNİZE GELİN!..
    • GÜLE GÜLE BARIŞ MANÇO...
    • İSVEÇ’TE BİR KÜRT’LE TANIŞTIM..
    • SAYIN ŞANSAL BÜYÜKA..
    • KASTÜŞKA HASTANESİ
    • N’OLACAK ŞİMDİ BU RUSYA’NIN HALİ ?
    • SİDE’Yİ GÖR, ALANYAYI ÖP BAŞINA KOY!..
    • ALANYA 2025
    • ASLINDA HERŞEY YOLUNDA
    • BELKIS HABERLER'İNDE MOZART'IN RUHUNU ŞAD ETTİK...
    • YİNE Mİ PATLATAMAYACAĞIZ ŞU TURİZMİ..
    • İMDAT!.. DAMLATAŞ’TA TİMSAHLAR VAR..
    • İÇİNDEN TRAMVAY GEÇEN İSTANBUL..
    • İSTANBUL'DA ÖLMEK DE ZOR
    • ŞU KAYAK SPORUNU NE YAPSAK DA PATLATSAK..
    • AIDS ALANYA’DA
    • SEN NEYMİŞSİN BE MENDEBUR SİGARA...
    • ALANYA HALA GÜZEL DERSEM, İNANIR MISINIZ?
    • ANDREAS'A ALANYA’DAN MEKTUP VAR
    • FAYTON TEHLİKESİ
    • GELİYOR DÜĞÜN ALAYI, TIKAYIN KULAKLARI..
    • LET’S TALK ABOUT ALANYASPOR
    • BOĞA GÜREŞİ
    • DENİZ BAYRAMI MEĞER NE HOŞMUŞ..
  • KİTAPLARI
  • FOTOĞRAF ALBÜMÜ
  • VİDEOLAR
  • İLETİŞİM

KAN VE TURİZM..

24.07.2005  — 
 Mısır, Turizm

Yine masum insanlar öldü Mısır’da. Niye öldüklerini anlayamadan göçüverdiler.
Kendini patlatmaya karar vermiş birine karşı savunma yapmak nasıl da zor.
Mısır’da, 1992 yılında turistik yerlerde başlayan saldırıların on üçüncüsü en kanlısı oldu.

Oysa, 1997 Luxor faciasından sonra Mısır, akıllı politikacıların aldıkları güvenlik önlemleri sayesinde yedi iyi yıl geçirmişti. 2004 yılında Taba şehrindeki Hilton otelinin plajında patlayan bombalarla otuz dört kişi ölmüş ve huzurlu tatil sekteye uğramıştı.

Sharm El Sheikh (Şarm El Şeyh diye okunuyor), renkli, tropik balıkları, mercanları ile tam bir dalış cenneti. Dalmadan deniz gözlüğü ile bakmak bile büyük bir keyif. Amerika’nın Las Vegas’ı, Güney Afrika’nın Sun City’si gibi bir tür yapay şehir.

Daha önceleri hiç bir yerleşim yeri yokken, turistlerin ilgisiyle koskoca bir cazibe merkezi haline gelmiş. Sharm’lı diye kimse olmadığından, mülklerin sahiplerinin çoğunluğu Kahireli iş adamları. Sharm, Mısır devlet başkanı Hüsnü Mübarek’in gözbebeği. Ülkenin adeta yazlık başkenti, Antalya’sı.

Mubarak’ın (orijinal yazılışı böyle) kişisel çabaları, vaatleri, yarattığı vergi avantajları ile dünyanın neredeyse tüm uluslar arası otel zincirleri Sharm’da. Yetkililerin başarılı planlamaları ile, Mısır’a gelen yıllık turist sayısı birkaç yıl içinde iki milyondan altı milyona çıktı.

Şehir merkezinin dışındaki oteller daha iyi korunuyor gibi. Ancak Naama Bay bölgesini, yani şehrin merkezini savunmak hayli çetrefilli. Sharm’a iki kez gittim. 64 kişinin öldüğü otelin hemen yanı başında şehrin en kaliteli baskılı tişörtleri satılıyordu. Birkaç kaç kez gittiğim bu şık dükkanın da patlamadan ağır hasar görebileceğini tahmin ediyorum.

MISIR’A BİR ŞEY OLMAZ..

1997 yılındaki Luxor faciasında 58 turist ölünce, Mısır turizmi bir yılda % 45 oranında gerilemişti. Ben artık o oranda etkileneceklerine inanmıyorum. Bir uçak düştüğünde, eğer ertesi gün uçmak zorundaysak, nasıl paşa paşa yine uçuyorsak, insanlar da kısa bir süre sonra yine Mısır’a gidecekler.

O renkli balıklar, o sıcak deniz, o gizemli nehir, o müthiş müze, o görkemli tarih orada olduğu sürece, ara sıra kesintiye de uğrasa, bu güzel yerler ziyaret edilecek demektir. Mısır’da, ülkeyi sevdiren kitaplar yazdıran, çizgi filmler yaratan, tur operatörlerinin her boş koltuğuna iki yüz Euro’ya kadar destek veren yetkililer orada iktidarda olduğu sürece Mısır’a bir şey olmaz.

LONDRA’DA PARANOYA

Bu aralar felaket bölgelerinden teğet geçiyorum. Metro ve otobüs saldırılarından birkaç gün önce de Londra’daydım. Polisler huzursuz ve gergindiler. Şüpheli buldukları naylon bir poşet için saatlerce yolları kapatmış, insanları araçlardan indirmişlerdi. Sanırım, başlarına gelecek muhtemel bir felaketin ihbarını almış, ama tehlikenin nereden geleceğini çözemiyorlardı.

Birisi elini hızlıca kaldırsa, silahlarına davranacak gibiydiler. Bir önceki gelişimde kibarlıklarından etkilendiğim centilmenler, insanlara boş gözlerle bakıyorlardı.

Nitekim, geçtiğimiz günlerde, patlamalarla alakasız bir Brezilyalı garibanı, hem de kafasına kurşunlar sıkarak zararsız(!) hale getirmişler. Benzeri bir gafı bir İngiliz teknisyene Taksim Metrosu girişinde bizim polisler yapsaydı, neler olacağını düşünmek bile istemiyorum.

Çünkü onlar James Bond’un çocukları. Yani, “licensed to kill” (öldürme yetkileri var). Bayrak yakan, dükkanların camlarını indiren, gittikleri her yerde olay çıkartan dünyaca ünlü holiganlarından ikisi, bir sokak kavgasında Istanbul’lu bazı itler tarafından bıçaklanarak öldürülünce, neredeyse Ada’da milli yas ilan edilecekti. Bakalım Brezilya’ya ne anlatacaklar?

ASIL BİZ DÜŞÜNELİM..


2006 yaz kontratlarını bitirmek üzereyiz. Bırakın Mısır hükümeti gibi sansasyonel destekleri, biz hala “acaba şimdi ne vergisi yumurtlayacaklar?”
tedirginliğinde bekliyoruz. “kesmeyin şu deve kuşunu, üstüne biner gezeriz, bir yumurtası ile kırk kişilik omlet yapar yeriz, tüyü bile para eder bunun” diye derdimizi kime anlatacağız?

Bu yazıyı, otelin havuzuna bakarak yazıyorum. Güzel, ritmik bir müzik eşliğinde turistler masmavi havuzda oynaşıyorlar. Kimisi neşeyle kaydıraktan kayıyor, kimisi uyur gibi sırt üstü yatmış suya. Havuzun köşesindeki iki genç ise, sanki etrafta kimseler yokmuş, evlerinin jakuzisindelermiş gibi rahatça öpüşüyorlar. Kendinden çok daha büyük simidi ile yüzen küçük bir kız da merakla onları süzüyor.

Sanki kimse Sharm’ı düşünmüyor gibi. Kendileri, ya da ana-babaları, bir yıl boyunca bu tatili düşleyerek çalışmışlar. Akıllarına geliyorsa da Mısır’daki felaket, belki de, “iyi ki bizim başımıza gelmedi” diyorlardır, son derece insanca bir dürtüyle.

OLMUYOR, HEPSİ BİR ARADA OLMUYOR..

Aylarca sıcak kalabilen masmavi bir deniz, bulutsuz bir gökyüzü, üç yüz gün boyunca sıcacık parıldayan bir güneş, yemyeşil bir doğa, keşfedilmeyi bekleyen dağlar. Bu güzel doğal armağanların yanına bazı havuz problemleri de ev ödevi olarak eklenmiş. Bunlar ne mi?

Komşularla bir türlü bitemeyen sorunlar, aramızda kendisini patlatmak üzere dolaşan umutsuz insanlar, turizm gelirimiz arttıkça güçleneceğimizi bilen dost görünümlü düşman ülkeler. Zor bir kokteyl yani.

Ya bir de Norveç, Belçika gibi huzuru tıkırında bir ülke olaydık. Kim tutabilirdi bizi acaba? Ama hepsi bir arada olmuyor işte. Ülkemizin bir yanında savaş var hala. Antalya’da yaşayarak olanı biteni algılamak kolay değil.

Ölen subaylar, gencecik askerler, polisler var. Tezahüratlarla, bayraklarla uğurlanan körpe bedenler tabut içinde dönebiliyor. Ağlaşan analar, eşler, çocuklar günlük haber haline gelmek üzere. Bir akrabamız, komşumuz, mutsuz, hasta ya da yoksul iken ne kadar huzurlu isek, bunlar doğuda yaşanırken batıda da o kadar huzurluyuz.

Kan ve turizm o kadar tezat ki.. Birbirine bulaştırmadan sürdürmesi de o denli zor..

Tunç Müstecaplıoğlu
24.07.2005

  • © 2026 Tunç Müstecaplıoğlu