Tunç Müstecaplıoğlu
  • ANA SAYFA
  • TUNÇ M.
  • YAZILARI
  • KİTAPLARI
  • FOTOĞRAF ALBÜMÜ
  • VİDEOLAR
  • İLETİŞİM
  • ANA SAYFA
  • TUNÇ M.
  • YAZILARI
    • HOŞGELDİN VİRÜSSÜZ COVİD DÖNEMİ
    • 2026 Sprint Triatlon Yarışı
    • N’olacak şimdi bu turizmin hâli
    • PADEL TENİSİ SOLLAYACAK
    • IN THE YEAR 2065
    • ANTALYA TURİZMİ VE HÜSEYİN ÇİMRİN
    • BEN OLMASAM BUNLAR NE YAPARLAR ACABA
    • Artvin Bir Yana Karadeniz Bir Yana
    • Ah İstanbul İstanbul
    • BİZ SANA DOYAMADIK BE DÜNYA…
    • Çok erken gittin be Fehmi
    • Güneşime gölge etme...
    • Küba Mutlaka Castro Ölmeden Görülmeli
    • Misafirlerimize Kendilerini Nasıl Daha Özel Hissettirebiliriz?
    • Mısır'ı nasıl da özlemişim
    • Neden Antalya’ya geliyorlar?
    • PİLAV ÜSTÜ TURİZM GÜNDEMİ
    • Savaşsak Mı Yoksa Savaşmasak Mı
    • SİZE BİRAZ RUANDA’YI ANLATAYIM MI?
    • Söyleşi & İmza Gününden...
    • Söyleşi & İmza Günü
    • TÜRKİYE’DEKİ DENEYİMİNİ YURTDIŞINA TAŞIDI
    • Bana Otelini Göster Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim
    • BİR KİTAP DAHA YUMURTLADIM…
    • BİZ SANA DOYAMADIK BE DÜNYA…
    • DEVELERİ BİR EVCİL HAYVAN GİBİ SEVECEĞİM HİÇ AKLIMA GELMEZDİ
    • FİLLER DİYARI BOTSVANA
    • PİLAV ÜSTÜ TURİZM GÜNDEMİ
    • SİZE BİRAZ RUANDA’YI ANLATAYIM MI?
    • HASTANE Mİ İŞLETİYORUZ YOKSA BİR OTEL Mİ?
    • AMERİKA'YI NASIL BİLİRSİNİZ?
    • MASKELİ BALO
    • BANA SADRAZAMINI SÖYLE..
    • OSMANLININ KARANLIK YÜZÜ
    • DUBAİ DUBAİ DİYORLAR DA..
    • JOSEF FRITZL'I TANIR MISINIZ?
    • NASIL ÖLMEK İSTERDİNİZ
    • UMMAN DA CORONA'DAN ETKİLENDİ
    • ORASCOM HOTELS-UMMAN, LİBERTY HOTELS LYKİA EL ELE
    • NEPAL, NE DE GÖRKEMLİ BİR ÜLKEYMİŞSİN SEN BÖYLE..
    • AUSCHWİTZ-BİRKENAU TOPLAMA KAMPLARI
    • BOĞAZDA YÜZMEK
    • GM RÖPORTAJ 07.2019
    • BANA EĞLENCE PROGRAMINI SÖYLE SANA..
    • TÜRKİYE NASIL DAHA İYİ TANITILIR
    • BİR KASIRGA GEÇTİ ÜSTÜMÜZDEN
    • DAHA NELER GELECEK BAŞIMIZA BAKALIM
    • MADAGASKAR'I TANIR MISINIZ?
    • KİBAR İNSANLAR DİYARI JAPONYA
    • OKTOBERFEST KADAR PAMUK DÜSSÜN KAFANIZA
    • BU DETOKS DA NE YA?
    • BİR MODALI ÖLDÜ DİYELER
    • ÜSTÜME GELMEYİN DİYETTEYİM..
    • TURİZM YAŞAMIN TA KENDİSİDİR
    • TENİS ANA KARNINDA ÖĞRENİLEBİLİR Mİ?
    • ANTALYA'DA TURİZMİN VE ÇELEBİ'NİN GELİŞİMİ
    • TENİS ÜZERİNE AFORİZMALAR
    • BİR ACAYİP BAYRAM BU BAYRAM
    • MODA YOLUNDA
    • BEN NE Mİ ANLADIM ŞİMDİ ŞU NEWYORK’TAN
    • PLAJDA TENİS Mİ?
    • İSTANBUL’DA TENİS OYNAMAK MI DEDİNİZ
    • YIKIN HEYKELLERİMİ..
    • BABAMDAN NELER ÖĞRENDİM..
    • SPOR SALONUNA GİDER MİSİNİZ
    • INCREDIBLE INDIA
    • NEE KAMBOÇYA’DA MISIN, ORASI DA NEREDEYDİ?
    • OLSAK OLSAK DA, NASIL BİR TAKIM OLSAK..
    • BEN NELERE GÜLERİM BİLİYOR MUSUNUZ?
    • GÖZYAŞLARI VE YAĞMUR..
    • SEVGİLİ K. ATATÜRK
    • VEDA MI DEDİNİZ?
    • SAVAŞ MANÇO İLE ÜÇ GÜN
    • VOLEYBOLDA BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
    • TENİSÇİNİN TENİSÇİDEN BAŞKA DOSTU YOKTUR...
    • DON JUAN MISINIZ YOKSA KAZANOVA MI?
    • NASIL BİR DUYGUDUR BABA OLMAK ?
    • TENİSTE BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ ?
    • UFUK PARLAKDAĞ DA GÖZALTINA ALINDI..
    • BURSA SADECE ULUDAĞ DEMEK DEĞİLDİR..
    • PHOENIX ARTIK HAVALANMAYA HAZIR..
    • ANTALYA’DA TENİS VE ATİK..
    • SEN ADAM OLMAZSIN BE ULUDAĞ..
    • DOKTOR DOKTOR BAKSANA..
    • AZİZİM VALENTİN’İM..
    • NASIL DİNLENİR ŞU KLASİK MÜZİK..
    • BİTTİN SEN ARTIK CAN DÜNDAR..
    • PORTAKALI SOYDUM PİYANOMA KOYDUM..
    • ÇARŞAMBAYI PAZAR ALDI..
    • BODRUM BODRUM..
    • ANNE, BU ZIPLAYAN SARI ŞEY DE NE?
    • DANS EDER MİSİNİZ ?
    • ŞU SOKAKLARI BİKİNİLİ KIZLARLA DONATMALI MI DONATMAMALI MI..
    • ANTALYA’NIN DA BİR HYDE PARK’I VAR..
    • NURTOPU GİBİ BİR ASPENDOS’UMUZ DAHA OLDU..
    • GÜLÜMSER MİSİNİZ ?..
    • YAR BİZE DE BİR OLİMPİYAT..
    • PEHLİVAN PEHLİVAN..
    • BÜTÜN KONSERLERİNİ GEZDİM ANTALYA’NIN
    • KÖPÜK PARTİSİ'NDE İNSAN DA MI ÖLÜRMÜŞ..
    • MAMMA MIA GELDİ HOŞGELDİ..
    • AURA’YA GÜLŞEN GELDİ DEDİLER..
    • TARLADA SU KAYAĞI OLUR MU ?
    • HAYDİ BİRAZ DAHA FUTBOL..
    • CAN DÜNDAR MİLLİ TAKIM TEKNİK DİREKTÖRÜ OLSUN..
    • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK..
    • ELİSABETH HURLEY'İ NEDEN REDDETTİM..
    • SEN NEYMİŞSİN BE KUDÜS...
    • SİZE İLHAN ABİ DİYEBİLİR MİYİM?
    • AYSEL GÜREL
    • NEREDEN NEREYE..
    • NEREYE GİTTİN BE KEMAL..
    • KONSTANTİNİYYE’DE MAHKEMEYE ÇIKTIM..
    • MAHMUTLARI GÖRMEDEN ÖLMEMELİ
    • KESTANEYİ ÇİZDİRMEYE AZ KALDI..
    • SANTİAGO-DİNK
    • BEYOĞLU’NDA GEZERİM ÇEVREMİ DE SÜZERİM..
    • SADDAM'IN İDAMININ HATIRLATTIKLARI..
    • MAGANDAM MISIN BENİM ?
    • TURİZMCİ SANATTAN NE KADAR ANLAR ?
    • TAYLAND’I GÖRMEK LAZIMMIŞ..
    • BİZ RUSLARI NİYE SEVDİK
    • BÖYLE BİR COĞRAFYADA UZUN VADELİ TURİZM OLUR MU ?
    • ENİŞTEM BENİ NİYE ÖPTÜ ?
    • NERDESİN IRIS ?
    • ANTALYA’YA CEYLAN İNDİ..
    • MAGRİPLİ ASLINDA FASLI DEMEKTİR..
    • AVUSTURYA SİHİR VE FLÜT DEMEKTİR..
    • GEEEL, TAZE TATİL BİLGİLERİ BUNLAR..
    • DÜŞTÜK YOLLARA MEMLEKETİ TANITIYORUZ..
    • MERHABA ARIKAN BEY..
    • VAY BE 15 YIL MI GEÇMİŞ ?
    • AVRASYA AVRASYA BİZİ ŞAŞIRTMA..
    • LA SUISSE 12 POINTS..
    • TURİZM ZİRVE YAPTI..
    • DIŞIMIZDAKİ İRLANDALILAR..
    • SİZE BİRAZ NORVEÇ’İ ANLATAYIM MI ?
    • SİZCE ALANYA MI ŞANSSIZ, YOKSA YÖNETİCİLERİ Mİ BECERİKSİZ ?..
    • KAN VE TURİZM..
    • TENİS'İN MEKKE'Sİ WIMBLEDON..
    • HAYDİ ARTIK SAHNEYE..
    • KUDÜS YOLCULARIYLA BİR KAÇ GÜN..
    • RUS GELİNCE AŞKA, RUSUN AŞKI BAŞKA..
    • HİSSELİ TURİZM KUMPANYASI..
    • VENİ VİDİ DOLOMİTİ..
    • BİZİ NİYE İSTEMİYON EVROPA ?
    • ANTALYA’DA KIŞ NASIL GEÇER ?..
    • ORDAN TURİST GÖNDER, KALİTELİSİNDEN OLSUN..
    • VAR MI OTELİNİZİN BİR TEMASI ?
    • HAYDİ MAYORKA’YA BİR-İKİ, KALKIYOOR..
    • PATRONLARI KİM EĞİTECEK?
    • BELEK’DE TURİZM DAHA MI İYİ YAPILIYOR ?
    • TANITIM SAVAŞLARI
    • YATSI EZANI ÜSTÜ VİYOLONSEL
    • İSTANBUL WONDERFUL...
    • HOROZUN KAÇTI TUNÇ...
    • TUİ NİYE ANTALYA'YA ÇIKARMA YAPTI ?
    • SİZ HİÇ KİRİL ALFABESİ GÖRDÜNÜZMÜ?
    • BERLİN HALA TURİZMİN BORSASI MI?
    • SHARM EL SHEIKH’İ BİR DE DALAMAYANDAN DİNLER MİSİNİZ ?
    • MISIR’I NASIL BİLİRSİNİZ ?
    • HER ŞEY YİNE GÜZEL OLACAK...
    • NERDEN BAŞLASAM...
    • BANA BİR MASAL ANLATSANA..
    • GİRİT’E HOŞGELDİNİZ
    • BİZ ASLINDA KİMLERDENİZ ?
    • SİZCE ALANYA İYİ TANITILIYOR MU?
    • YABANINDAN DOMUZ SAR USTA...!
    • MEMLEKETTEN İNSAN DİYALOGLARI
    • SAYMADIM KAÇ BAKAN OLDU
    • ORDU LİGHT
    • ALACAKARANLIK KUŞAĞI
    • ALANYA NASIL KURTULUR
    • FUARA KİM, NİYE GİDER?
    • FUARINIZI NASIL ALIRDINIZ ?
    • FLYING DUTCHMAN YİNE GELİYOR
    • EY TELEVİZYON!... ARTIK SANA TESLİMİZ
    • ENDÜLÜS’DE RAKS
    • TURİZMDE ŞİMDİLİK HERŞEY YOLUNDA!..
    • RUSLAR HARİKALAR DİYARINDA..
    • ALAİYE’Yİ DAĞ BİSİKLETLERİ FETHETTİ...
    • BENİ DE TÜRK DOKTORLARINA EMANET EDİN...
    • TO WILLIAM OR NOT TO SHAKESPEARE
    • PAZAR SABAHLARI NASIL UYANMAK İSTERSİNİZ ?
    • ŞU GEMİDE AH BEN DE OLSAYDIM..
    • BEN HALA KORKUYORUM
    • ÇİN’DEN BİLE TURİST GETİRİRİZ EVELALLAH!..
    • DOBRA PAJALOVAT...
    • NE MUTLU TURİSTİM VAR DİYENE..
    • UYANIN VE KENDİNİZE GELİN!..
    • GÜLE GÜLE BARIŞ MANÇO...
    • İSVEÇ’TE BİR KÜRT’LE TANIŞTIM..
    • SAYIN ŞANSAL BÜYÜKA..
    • KASTÜŞKA HASTANESİ
    • N’OLACAK ŞİMDİ BU RUSYA’NIN HALİ ?
    • SİDE’Yİ GÖR, ALANYAYI ÖP BAŞINA KOY!..
    • ALANYA 2025
    • ASLINDA HERŞEY YOLUNDA
    • BELKIS HABERLER'İNDE MOZART'IN RUHUNU ŞAD ETTİK...
    • YİNE Mİ PATLATAMAYACAĞIZ ŞU TURİZMİ..
    • İMDAT!.. DAMLATAŞ’TA TİMSAHLAR VAR..
    • İÇİNDEN TRAMVAY GEÇEN İSTANBUL..
    • İSTANBUL'DA ÖLMEK DE ZOR
    • ŞU KAYAK SPORUNU NE YAPSAK DA PATLATSAK..
    • AIDS ALANYA’DA
    • SEN NEYMİŞSİN BE MENDEBUR SİGARA...
    • ALANYA HALA GÜZEL DERSEM, İNANIR MISINIZ?
    • ANDREAS'A ALANYA’DAN MEKTUP VAR
    • FAYTON TEHLİKESİ
    • GELİYOR DÜĞÜN ALAYI, TIKAYIN KULAKLARI..
    • LET’S TALK ABOUT ALANYASPOR
    • BOĞA GÜREŞİ
    • DENİZ BAYRAMI MEĞER NE HOŞMUŞ..
  • KİTAPLARI
  • FOTOĞRAF ALBÜMÜ
  • VİDEOLAR
  • İLETİŞİM

TAYLAND’I GÖRMEK LAZIMMIŞ..

30.10.2006  — 
 Tayland

Asya gezisindeki ikinci durağımız Tayland'dı. Önce, "Dalgadan Duvar" anlamına gelen Tsunami'den nasibini almış Phuket adasına gittik.

Tüm otel odalarında, yangın talimatı gibi Tsunami alarmı verildiğinde neler yapılacağı, nerede toplanılacağı dokuz ayrı dilde şemalarla anlatılmış.
2004 noeline kadar, daha önce hiç yaşamadıkları bu yeni felaketle yine başlarına gelirse diye mücadele yolları arıyorlar.
O tarihte, denizin aniden çekilmesi ile ortada kalan deniz canlılarını incelemeye giden turistleri, çok daha büyük bir güçle geri gelen deniz öldürmüş.
O nedenle de olsa gerek ilk uyarı maddesi şöyleydi:
"Tsunami alarmı verildiğinde, sahilde denizi seyretmeyi hemen bırakın ve otelin en yüksek tepesi olan tenis kortundaki toplanma yerine gelin"
Adanın tüm caddeleri Tsunami'den kaçış yollarını anlatan yönlendirme levhalarıyla donatılmış.
Çünkü deniz yaklaşık dört kilometre kadar içeri girerek canlar almış.

YUMURTA TACİZCİLERİ BUNLAR

Belek, Yunanistan'ın Zakintoş adasından sonra Avrupa'nın en büyük ikinci Caretta Caretta doğum evi olarak bilinir.
Tayland da dünyanın en büyük deniz kaplumbağası merkezlerinden.
Ancak son yıllarda kaplumbağa nüfusu giderek azalmaya başlamış.
Bizdeki gibi yuvalarının üzerinden inşaat uğruna dozer geçtiğinden dolayı değil.
Adamların, yiyecek bir şeyleri kalmamış gibi, kuma gömülen yuvaları kazıp, yumurtaları aşırıp yemesinden dolayı azalıyormuş deniz kaplumbağaları.
Bu yumurtalar seks gücüne ve cilde iyi geliyormuş da.
Biz erkeklerden korkulur doğrusu.

BİZDE SİYAM'IN KEDİSİ VE YAPIŞIK İKİZLERİ DE MEŞHURDUR

Ülkenin adı 1939 yılında Siyam'dan bağımsızlık anlamına gelen Tayland'a dönüşmüş.
Ancak o kahverengi-siyah kedilerine hala Siyam kedisi deniyor.
Siyam eski kralı Rama 4 ile bir İngiliz öğretmenin aşkını anlatan "Kral ve Ben" filmini ise kime sorsam küçümser bakışlarla gerçeği hiç yansıtmadığını söylediler.
Bindiğimiz taksilerin şoförleri genellikle sokaktakiler gibi olumlu insanlardı.
Sürekli olarak gülümseyerek sorduğumuız soru ve taleplerimize "yes" diyorlardı.
Bir ara şüphelenip de "Pakistan'ın başkenti neydi acaba" soruma da şoför "yes" deyince anladım ki adam beni anlamayıp geçiştiriyor.
Adaya yılda bir milyondan fazla turist gelmesine rağmen, yabancı dillere dine verdikleri, kadar önem vermiyorlar.
Sempatik rehberimiz "denizde köpekbalığı tehlikesi var mıdır acaba?" sorumuzu şöyle cevapladı:
"Phuket'te kafanıza bir hindistan cevizi düşerek yaralanma ihtimaliniz, bir köpekbalığı tarafından ısırılma ihtimaline oranla daha fazladır."

VE GELDİK BANGKOK'A..

Orijinal kısaltılmış adı Krung Tep olan bu özel şehir 1782 yılından bu yana ülkeye başkentlik yapıyor.
Altmış üç milyon olan toplam nüfusun on iki milyonu başkentte yaşıyor.
Bunların yüzde sekseni Tay kökenli, yüzde onu Çin asıllı, yüzde dördü ise Malay soyundan.
Köylü Tayland'ın da efendisi.
Çünkü nüfusun yüzde yetmişi çiftçi.
Ülkenin yıllık turizm geliri on milyar dolar düzeyinde.
Tayland'ı altmış yıldır ABD doğumlu kral Pum Pon yönetiyor.
Adeta Tayland'ın yaşayan Atatürk'ü.
Herkes onu seviyor, sayıyor.
Caddeleri onun ve eşinin otuz-kırk yıl önce çekilmiş resimleri süslüyor.
Nitekim taze darbeci askerler de hükümeti alaşağı etmelerine rağmen ona hiç dokunmadılar.
Gittiğim bir sinemada bitmek tükenmek bilmeyen reklamların ardından birden bütün sinema ayağa fırladı.
Ben, "Acaba salona bomba falan mı kondu" diye düşünürken birden perdede kralın görüntüleri belirdi.
Meğerse, bu geleneksel saygı duruşu her film öncesinde tekrarlanan bir ritüelmiş.
1932 yılında ülkenin monarşiden demokrasiye geçişi de krala olan sevgiyi azaltmamış.

BİZDE TRAFİK DIŞINDA HİÇBİR ŞEY YÜRÜMEZ..

"Biz adam olmayız hemşerim"in Taylandcası gibi bir sözleri var.
Aslında trafiğin de pek öyle ahım şahım yürüdüğü söylenemez.
İş saatlerinde saatte beş kilometre kadar yol alınabiliyor sadece.
Bisiklet, motosiklet, Tuktuk denen üç tekerlekli motosikletler yollarda çoğunlukla kullanılan araçlar.
Ancak kafatasları bizim kadar sağlam olmadığından olsa gerek, arkada oturanlar bile kask takıyor.
Otomobil pazarı Japonların elinde.
Avrupa arabalarını "çok sık arıza yapıyor" gerekçesiyle istemiyorlar.
Orta halli bir Tayland'lının hayallerini herhangi bir Toyota model araba süslerken, daha varlıklı olanlar, yine bir Toyota üretimi olan Lexus'u düşlüyorlar.
Neredeyse tüm taksiler tertemiz ve markaları Toyota Camry.

YOK CANIM; BU DA MI BUDA..

Oturan Buda, Yatan Buda, Uyuyan Buda derken tapınak görmekten fenalık geldi.
Bilinen fıkradaki "bu da Buda, bu da Buda" durumuna geldik yani.
İ.Ö. 543 yılında başlayan bu ılımlı din ülke insanıyla çok iyi uyum sağlamış.
Her meydanda en az bir tane olmak üzere ülkede 32.000 tapınak var.
Tayland'da iki milyona yakın da Müslüman yaşıyor.
Çok renkli bir ülke.
Kralın arzusu üzerine büyük bir çoğunluk her gün farklı bir renge bürünüyor.
Ülke bir tür tek tip üniformaya giriyor adeta.
Günler ve renkler ise şöyle:
Pazartesi sarı, Salı pembe, Çarşamba yeşil, Perşembe turuncu, Cuma mavi, Cumartesi mor ve Pazar kırmızı renkli giysiler giyiyorlar.

BAŞIMA ÇOK İLGİNÇ BİR ŞEY DE GELDİ..

Ayıptır söylemesi, bugüne dek yirmi yedi ülke gördüm.
Sohbeti de sevdiğimden yerel halkla bolca söyleşmeye çalışırım.
Konu tabi ki futbola da gelir her seferinde.
Bangkok'da ilk kez bir taksi şoförü bana Fenerbahçe'yi sormasın mı!.
1967'den bu yana bana Galatasaray dışında bir başka Türk takımını soran yabancı çıkmamıştı yurt dışında.
Bir Galatasaray'lı olarak önce anlamamazlığa geldim.
"öyle bir takımı tanımıyorum" dedim.
Çekik gözlü arkadaş, "nasıl tanımazsın canım, sen hangi takımları biliyorsun ki memleketinde?" diye sorunca ben de "Galatasaray, Beşiktaş" deyince,
"Ee o zaman Fenerbahçeyi de tanıman lazım" diyerek yutmadı anlayacağınız.
Meğer Galatasaray ve Tarkan dışında, yarım yamalak da olsa bir başka dünya markamız daha oluşmuş da benim haberim yokmuş.

PATPONG ADINDA BİR UCUBELERİ DE VAR..

Patpong diye bir semte gece pazarı kuruyorlar.
Alanya'nın eski hali, Side çarşısı falan bunun yanında huzurla dolaşılan Akmerkez gibi kalır.
Sürekli olarak burnunuza satmak istedikleri bir malı dürterek kolunuzdan çekiştiriyorlar.
Elli dolardan kapı açtıkları bir malı, pazarlık meydan muharebelerinin sonunda üç dolara bile verebiliyorlar.
Rakamdan memnun kalmazlar ise Çin aksanlı ingilizceleri ile arkanızdan küfrediyorlar.
Pazar standlarının aralarındaki, kapıları ardına kadar açık barlarda da, boş gözlerle direklere tutunarak don-sütyen dans eden kızlar göze çarpıyor.
Çeşitli organları ile bira kapaklarını bile açabildiklerini daha gelmeden duyup da irkildiğim bu yerel sanatçıları izlemeye cesaret edemedik haliyle.
Patpong'u, Mahmutpaşa pazarının ortasına eski zaman pavyonları kurulmuş bir yer diye özetleyebilirim.

AMA TAYLAND BOKSU İZLENMEYE DEĞER..

Bu sakin insanların yegane sert gelenekleri dünyaya Kikboks adıyla kazandırdıkları ünlü Tayland Boksu.
Hani şu yumruk dışında uçarak veya durarak tekme de atılabilen sert erkek sporu.
Lumpinee Boks Stadyumu pek öyle estetik bir yer sayılmazdı.
Tepesi eternit kaplı, beyaz florasan lambalarla aydınlatılmış basit bir stadyum.
Ama içinde yaşananlar hiç de öyle turistik değildi.
Sporcuları, onların yandaşları, akrabaları ile bir sınav yeri gibiydi.
Ben ara sıra ringe bakmayı bırakıp seyircileri izlemeyi tercih ettim.
Onların yüz ifadeleri ve uğultuya dönüşen seslerinden maç hakkında, sanki seyrediyormuş gibi fikir sahibi oluyordum.
Tuttukları sporcu vurdukça, onlar da ileriye doğru hamle yaparak havaya yumruk atıyorlardı.
Sporcu yumruk ya da tekme yedikçe de surat ifadeleri acı içinde değişip topluca geriye doğru gidiyor ve sanki acıyı onlar çekiyorlarmış gibi yüzleri ekşiyordu.
Sise dönüşmüş sigara dumanı, bahisçilerin çığlıkları, havada uçuşan paralarla, sanki "Avcı" filminin o unutulmaz "Rus ruleti" sahnesini canlandırıyorlardı.

ZARARSIZ BİR YILAN DA GÖRDÜK..

Son olarak bir ilginç olay daha anlatıp bitiriyorum.
Fil, maymun gibi bizde olmayan egzotik hayvanları ormanlarında bolca mevcut zaten.
Yüzen Pazar denen mutlaka görülmesi gereken yerin dönüşünde bir orkide bahçesinin restoranına gelmiştik.
İçinde ağaç dalları, çeşitli bitki atıklarının da yüzerek geçit resmi yaptığı bir nehrin yanıbaşındaydı lokantamız.
Sonuna kadar hiç bitiremediğimiz bir başka tuhaf Tay yemeğini eşeliyorduk.
Tam o sırada birkaç metre ötemizden kocaman kafasıyla sağı solu gözlemleyerek yüzen bir yılan geçti.
"aman o da neyin nesiydi" diye meraklı gözlerle arkasından baktığımızı gören rehberimiz bizi şöyle sakinleştirdi:
"korkacak bir şey yok, o bir Piton, zehirsizdir, avını boğarak öldürür"
Bayağı rahatlatıcı oldu bizim için anlayacağınız.

Dünyanın bu özel, görülesi köşesini görmeyenlere hararetle tavsiye ederim.
Bizi olduğu gibi sizi de, sımsıcak gülümsemeleri ve havaya doğru birleştirilmiş ellerini burunlarına deydirerek saygı ile SAWADİKA (merhaba) diyerek karşılayacaklarından hiç kuşkunuz olmasın.


Tunç Müstecaplıoğlu
30.10.2006

  • © 2026 Tunç Müstecaplıoğlu